Okuma-yazmazlık ferdin gelişimini engelleyen bir eğitim yoksulluğudur. Bu fakirlik yalnız ferdin gelişimini değil, ailenin, camianın ve ülkenin de gelişimini engellemektedir. Yapılan bilimsel araştırmalar, bir ülkedeki okur-yazarlık oranı ile ekonomik gelişme, siyasal gelişme ve toplumsal değişme (kalkınma) içinde sıkı bir ilişki olduğunu ortaya çıkarmıştır. Dünyada düşük gelirli sayılan Hindistan ve Pakistan’da […]

Öğrencilik deyip de geçmeyin, öğrencinin de uzmanlığı ve uzmanları vardır. Belki onlarca binlerce makaleden yazıdan ve tecrübe ile sabit yaşanmışlıklardan süzülen özet bilgiler ışığında bilgi vereceğiz. Her bireyin hayatı boyunca unutmadığı öğrencilikle ilgili bu sayacağımız maddeleri kendiniz açısından da tek tek değerlendirmenizi istiyoruz.Bu arada öğrenci velisi olarak da incelenmesi konusunda […]

Günümüzde hızla gelişen bilim ve teknoloji, toplum yaşamcığının her alanını etkilemekte ve köklü değişimleri mecburi kılmaktadır. Bu değişmeler karşısında kişi, topluma uyum sağlamak ve kendini geliştirmek için becerilerini devamlı yenilemek zorundadır. Bu süreç bireyin sadece bugün için değil, gelecek için de kendini geliştirmesini ve çeşitli becerileri öğrenmesini gerektirmektedir. Bu becerilerin […]

İnsan beyni geçmiş yıllarda vücut içerisinde yaşayan bağımsız bir organ olarak görülüyordu. Beyin, bu inanışa göre, içerisinde sırlar barındıran yalnız bir yapı, organdı. Görüntüleme alanında tekniklerin ilerlemesi ve gelişmesiyle birlikte beynin sırrı da açığa çıkıyor ve artık beyinlerimizin nasıl da bağlantısal ve ilişkisel olduğunu görüyoruz. Beyin gayet toplumsal bir organ; […]

  Okul öncesi  eğitim, hem programı hem de felsefesiyle ilköğretim ve sonraki eğitim kademelerinden farklılaşmaktadır. Okul öncesi eğitim “ilkokula” hazırlık süreci gibi görülmenin ötesinde aslında “okulun” kendisidir. Okul  öncesi eğitim, çocuğun tüm  gelişim  ve deneyim alanlarını desteklemenin yanısıra, çocuğa, bireysel gelişimine ve gereksinimlerine uygun bilgi ve beceri kazandırmayı amaçlar. Okul […]

Küreselleşme ile birlikte ulus-devleti meşru kılan teorik değerler sorgulanmaya başlanmış, soğuk savasın sona ermesiyle de, ideolojiler arası düşmanlıklar anlamını yitirmiştir. Yirminci asırda mevcut olan hemen bütün ulusların eğitim sistemlerinde, milliyet, din farkı, coğrafi farklılıklar karşılıklı olumsuz tavırlara sebep olmuş, ulusal kütlelerde düşman uluslar konusu, ulusların birlik ve bütünlüğü için vazgeçilmez […]

Çoğu zaman gerçek anlamı dışında kullanılan birden çok sözcükten oluşan, bir durumu veya bir kavramı karşılayan kalıp haline gelmiş sözcük gruplarına “deyim” diyoruz. Örnek verecek olursak; Abayı yakmak, barut fıçısı, nalları dikmek ,cephe almak, bağrına taş basmak, yarım ağız, malın gözü, ayıkla pirincin taşını, balık istifi, ayran gönüllü, gözü pek, […]

Bir görüşü kanıtlarıyla beraber açıklamak, korumak için çaba sarfetmek yada yermek için yazılan fikir yazılarına yazı denir. Yazarın belli bir konuda, genellikle günlük siyaset ile ilgili görüşlerini dile getirmiş olduğu kısa metinlerdir. Makale, asıl gazetelerin yaygınlaşması ve gelişmesiyle kendini gösteren bir edebi türdür. Yazar bu kısa yazılarda çeşitli mevzulara ilişkin […]

Mustafa Kemal Atatürk, Türk diline büyük ehemmiyet veriyordu. Bu yüzden Milliyetçilik ilkesi ile yakından ilişkisi olan Türk dilinin korunması çabalarına büyük destek vermiştir. Mustafa Kemal Atatürk, Türk dilinin zengin ve geniş bir dil olduğunu ifade ederek, Türk dilinin mutlaka yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarılması icap ettiğini söylemiştir. Türkçenin Türk medeniyetini kucaklayacak […]

Kelimeler tek başlarına sözlüksel birer öğedir. Türkçede kelimeler, ekler yardımıyla cümle içerisinde kullanıma girer ve öge olarak değişik görevlerde bulunurlar. Tek başlarına sözlüksel olarak isim, fiil, ödat, zarf, zamir ve edattan biri iken cümle içinde; özne, yüklem, nesne, zarf tümleci yada yer tamlayıcısı olarak görev alırlar. Bir duygu, düşünce yada […]