Güzel Konuşma (Kompozisyon)

Konuşma, kişinin kendi çevresindekilerle iletişim kurmasının en yaygın, en etkili ve en pratik yoludur. İnsan bir gerçeği açıklamak, bildiklerini öteki insanlara öğretmek, deneyimlerini paylaşmak, varlığını kanıtlamak, ilgilendiği mevzuları öğrenmek, toplumsal etkileşimde bulunmak, duygularını ve düşüncelerini başkalarına aktarmak için konuşma ihtiyacındadır. Bu ihtiyacın en güzel şekilde karşılanması ise güzel mevzuşmanın önemine inanmaya ve sözlü anlatımın ilkelerine uymaya bağlıdır.

Güzel Konuşmanın Önemi

İnsanların birbirleriyle iletişimlerinde söz, yazıdan daha önce, daha etkili ve daha pratiktir. İnsanı öteki canlılardan ayıran önemli özelliklerden kabul edilen konuşmanın, usulüne gore yapılması hemen her alanda başarılı olmanın temel şartlarındandır.
Kendini doğru ifade edebilme, gönülleri fethetme, dinleyenleri basit ikna edebilme, meslekte başarı ve saygınlık kazanma, diğer insanlarla sağlıklı iletişim kurabilme vb. Güzel konuşmaya bağlıdır. Güzel konuşmanın yaygın olduğu toplumlarda barış ortamını sağlamak, sosyal ve kültürel ilişkileri geliştirmek, ekonomik ilişkileri düzenlemek daha kolaydır.
Yöneticileri, avukatları, liderleri, tüccarı, iş adamlarını, öğretmenleri ötekilerden daha saygı duyulan ve başararılı kılan temel etkenlerden biri de onların etkili ve güzel konuşmayı bilmeleridir. Bu nitelikteki kimseler, söylemek istediklerini güzel mevzuşma sanatının incelikleriyle ifade ettikleri için kendilerini dinletmesini bilirler ve her insanın kalbini kazanırlar. Zira bunlar, Aristo’nun dediği şeklinde düşündüklerinin hepsini söylemez fakat söylediklerini düşünür de söylerler. Konuşma sanatını bilmeyen biri ne kadar akıllı, ne kadar kıymetli olursa olsun, kendini dinletemez, muhatabını inandıramaz, etrafındakileri kendisinden uzaklaştırır, konuşmaya başladığı andan itibaren çevresine ve kendine zarar vermeye adım atar.

Güzel Konuşma (RETORİK)

Türkçe sözlük’te retorik terimi şöyle tanımlanmaktadır: 1. Güzel söz söyleme, hitabet sanatı. 2. Söz söyleme sanatlarını inceleyen bilim dalı, belâgat. Belâgat ise mevzuyu bütün yönleriyle kavrayarak aslabir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, muntazam anlatma sanatıdır.
Güzel mevzuşmayı şu demek oluyor ki yerine, zamanına, kişisine uygun olarak meydana getirilen konuşma şeklinde tanımlamak mümkündür. Hz. Ebubekir’in dediği gibi insan ne söylediğini, kime söylemiş olduğini ve ne vakit söylemiş olduğini unutmamalıdır. Yani güzel mevzuşmak isteyen kimse; mekânı, muhatabı, üslubunu ve n e söylediğini gözetmek zorundadır. Konuşma ister hazırlıklı ister hazırlıksız olsun sözlü ifadeın güzel ve etkili olması, konuşma yanlışları yapılmamasına bağlıdır. Bundan dolayı güzel konuşmayı içinde konuşma hataları bulunmayan sözlü ifade, şeklinde tanımlamak da mümkündür.

A) Hatalı Konuşma

Kuşlar ayaklarıyla, insanlar dilleriyle yakalandığı için bir kimse konuşmaya başladığı andan itibaren bilgisi, görgüsü, saygısı, terbiye anlayışı, dünya görüşü vb. Hakkında karşı tarafa ipuçları vermeye başlar. Zira bu tarz şeylerin davranışlara/konuşmaya yansımaması mümkün değildir. Bu sebeple güzel mevzuşabilmek için önce bu hataların farkına varmak, bunları düzeltmeye çalışmak son aşama önemlidir. Mevzuşma hataları çevreye, eğitim düzeyine, ana dili kullanma becerisine, alışkanlıklara ve kişiye göre değişmekle beraber bunlar; alışkanlıklardan kaynaklanan davranış yanlışları, kuralları bilmemekten meydana gelen yanlışlar, üslup yanlışları ve söyleyiş hataları olmak üzere dört grupta değerlendirilebilir:
Alışkanlıklardan meydana gelen Davranış hataları: Bir kimsenin diğer insanlarla sağlıklı bir iletişim kurmasında alışkanlıklarının ve anlayışının hisseı büyüktür. Muhatabın; diğerlerine tepeden bakan, onları hor gören, gururlanan, kibirlenen, övünen, başkalarının kusurlarını araştıran, her fırsatta onlarla alay eden, dedikodu eden, asılsız söyleyen, başkalarına konuşma fırsatı tanımayan, onların sözlerini kesen, herkesi yerli yersiz ve usulsüz eleştiren, geveze, ilgisiz, egoist, boşboğazca, samimiyetten uzak, kendine itimatı olmayan, bağırarak konuşan bir kimse olması istenmez. Bu niteliklerden birini yada birkaçını huy edinen hatibin başarılı olabilmesi için her şeyden önce bu olumsuzluklardan kurtulması gerekir. Aksi hâlde, hitabına eksi puanlarla başlamış olur.
Kuralları bilmememizden meydana gelen hatalar: Aşağıda sıralanan etkili ve güzel konuşma kurallarını bilmeyen, bu mevzuda deneyimsiz, konuşurken yaptığı yanlışlardan ve etkili sunum tekniklerinden habersiz bir konuşmacının kendini dinletebilmesi, başarılı bir sunuş yapması mümkün değildir.
Plansızlık, bu hataların önderlik yapar. Hatip, ne kadar deneyimli olursa olsun dinleyicilere hitaben meydana getirilen sunuş konuşmaları, mevzuşma planı yapmayı gerektirir. Plan, konuşmadaki dağınıklığı gidermeye, süreyi iyi kullanmaya, üslubu belirlemeye, verimi arttırmaya yardım eder.
Hatibin yapacağı mevzuşmayı, bu konuda deneyimli, bilgili biri huzurunda prova etmesi, onun ikazlarını ve önerilerini göz önünde bulundurması yerinde bir davranıştır. Birçok mevzuşmacı, ne yazıkki yaptığı hataların bilincinde değildir sadece biri, onu bunlardan haberdar ettiğinde ne kadar yanlış meydana getirdiğinı anlamaktadır.
Üslup yanlışları: konuşurken süreı, mekânı, muhatabı ve mevzuyu göz önünde bulundurmayan bir kimsenin, amiriyle asker arkadaşıyla konuştuğu şeklinde konuşmasını yadırgamamak gerekir.
Hatip, mevzuşma türlerini ve bu tarz şeylerin özelliklerini iyi bilmelidir. Kime nasıl hitap edeceğini; açık oturum, forum, konuşma, açık oturum benzer biçimde hazırlıklı konuşmaların özelliklerini, seçiminı bilmeyen bir konuşmacının üslup yanlışları yapması kaçınılmazdır. Panelde, konferans verir şeklinde mevzuşulmaz.
Etkili ve güzel bir mevzuşmada mevzunun içeriği kadar söyleme tarzı da önemlidir. Meramın ifadesi için seçilen kelimeler, bunların söylenme tarzı ve vurgu, muhatapta farklı etkiler uyandırır.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır (Atasözü). Hoo var, öküz durdurur; hoo var, saban kırdırır (Atasözü). Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı / Söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ede bir söz (Yunus Emre), gibi ifadeler, üslubun ne kadar önemli olduğunu vurgulayan veciz sözlerdendir.

Saslın gereksiz yere uzatılması, gevelenmesi, müphem olması da üslup yanlışlarındandır.
Argo kullanmak ve kaba konuşmak da bir öteki üslup hatasıdır. Türkçe sözlük’te; kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek ya da topluluktaki insanların kullandığı özel dil yahut sözcük dağarcığı; serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz yahut deyim olarak tanımlanan argo (özgünlüğü korumak gereken durumlar haricinde) edebî dilde kullanılmamalıdır. Anlatımda argo yanında kaba sözler, küfürler de varsa bu mevzuşma, tamamen edep sınırlarının dışına taşmış olur. Kendine ve çevresindekilere saygılı bir aydının hitabında argoya ve kaba laflara rastlanmaz. Sadece bugün önemli mevkilerde bulunan kimselerden bazıları bile konuşurken maalesef argo sözler sarfetmektedir. Bu vaziyet, hangi kelimelerin argo bulunduğunun iyi bilinmediğini göstermektedir.
Söyleyiş yanlışları: mevzuşmanın etkisini azaltan ve ahengini bozan söyleyiş yanlışları şöyle sıralanabilir:
mevzuşurken hiç gerekmediği hâlde kelimeleri aynen tekrarlamak, dinleyenlerin dikkatini çekecek sıklıkta doğrusu, anlaşıldı mı, bilmem anlatabiliyor muyum, anladın mı, binaenaleyh, çocuklar, efendime söyleyeyim, hacı, sana bir şey söyleyeyim mi, demem o ki, evet, işin acayip tarafı, sizin anlayacağınız, şey, şey kısaca… Benzer biçimde sözleri tekrarlamak anlatım ve söyleyiş güzelliğini bozar.
Güzel bir mevzuşmada vurgu ve tonlamanın doğru yapılması kadar kelimelerin doğru söylenişi da önemlidir. Bazen yanlış söylenen bir kelime, anlamı bilinmeden kullanılan bir söz, mevzuşmacının eğitim durumu, anlayışı, görgüsü… Hakkında fazlasıyla fikir verecektir. Dilimize başka dillerden giren benzer kelimelerin söylenişine de özellikle dikkat edilmelidir. Mesela, aşık başka âşık başkadır.
Mevzuşurken aaa…, eee…, ııı… Benzer biçimde anlam ifade etmeyen sesler çıkarmak yada arada boşluklar bırakmak, konuşmanın ahengi bozan bir öteki olumsuzluktur. Biraz çabayla bu olumsuzluğun giderilmesi mümkündür.
Ses organlarının tembelliği (gevşeklik), kekemelik, pelteklik, tutukluk gibi seslendirme kusurları ise söylenenlerin tam anlaşılamamasına yada yanlış anlaşılmasına sebep olur. Diksiyon alıştırmalarıyla, bu kusurlar tamamen giderilebilir yada en az düzeye indirilebilir.
Derhal her yerde sayılan, sevilen, aranan, kendini dinletmeyi bilen biri olabilmek yukarıda sayılan yanlışlardan uzak durmaya, mevzuşma kurallarını bilmeye ve bunları başarılı bir halde uygulamaya da bağlıdır.

B) Güzel mevzuşma Kuralları

mevzuşmacının geniş bir zamanı, söylediklerini düzelterek tekrar anlatma imkânı olmadığı için aynı mevzuyu yazmak, sözlü anlatıma gore daha kolaydır. İyi bir yazar hem de başarılı bir hatip olamayabilir. Etkili ve güzel konuşmak her ne kadar kabiliyete bağlı olsa da yukarıda bahsedilen mevzuşma hatalarından sakınmakla, söyleyiş kusurlarını düzeltmeye çaba etmekle, bolca bolca alıştırma yapmakla, doğru örnekleri incelemekle en azından öncekilere bakılırsa daha güzel ve başarılı mevzuşmak mümkündür. Mevzuşma eyleminin gerçekleştiği bir ortamda konuşmacı yada dinleyici olarak bulunuyorsanız şu hususlara dikkat etmelisiniz:
1. Susun. Güzel konuşmanın birinci kuralı budur. Söz biliyorsan mevzuş, öğrenek alsınlar; bilmiyorsan sus, adam sansınlar saslınü hatırlayın. Söylenecek söz olmadığı zaman susmak, erdemdir. Dilin afetlerinden korunmanın en iyi yolu, susmaktır.
2. Dinlemesini bilin. Güzel mevzuşmada iyi bir dinleyici ve okuyucu olmanın payı büyüktür. Muhatabınızı dinlemiyorsanız onun sizi dinlemesini beklemeyin. Herkesin kendi fikrini tekrar etmiş olduğu, aynı anda mevzuştuğu, gürültülü ve ilgisiz bir ortamda güzel konuşulamaz.
3. Övünmeyin. Sık sık kendinizden bahsetmeyin.
4. Saygılı olun. Kendinize saygı duyulanız yoksa başkalarına saygı duymazsınız. Muhatabınıza örutubet verdiğinizi, onlara saygı gösterdiğinizi kendilerine hissettirin.
5. Samimî olun ve organik davranın. Kişisel reklama girmeden kendinizden örnekler verin, samimî itiraflarda bulunun. Söylediklerinize inandığınızı her hâlinizle belli edin.
6. Boş konuşmayın. Mevzunuz mekâna, zamana, duruma, muhataba uygun olsun. Muhataplarınızın ihtiyaçlarına yönelik bilgiler vermeniz, mevzuşmanızın ilgiyle takibine destek sağlar.
7. Düşündüklerinizin hepsini söylemeyin fakat söylediklerinizi düşünüp açıklayın. Sözü gereksiz yere uzatmayın. Arada bir ilginç ayrıntılara, enterasan olaylara, merak uyandıran hatıralara yer verin.
8. Sık sık öğüt vermekten sakının. İnsanlar nasihat dinlemekten pek hoşlanmazlar. Davranışlarınızla örnek olun. Olumsuz, ümitsiz ve yıkıcı ifadeler kullanmayın.
9. Başkasına sorulan soruya siz cevap vermeyin. Sizin düşünceniz sorulursa usulüne uygun karşılık verin.
10. Üslubunuza dikkat edin. Ne mevzuştuğunuz değil, nasıl mevzuştuğunuz önemlidir. Konuşurken kelime seçimine, bunları doğru anlatmaya ve üslubunuza özen gösterin. Kendinize ait bir üslup geliştirmeye çalışın. Yeri geldikçe benzetmelerden, mecazlardan, tezatlardan, kişileştirmelerden, özlü sözlerden, nüktelereden, fıkralardan yararlanın. Söz varlığınızı genişletin. Sınırlı bir dille, tekrarlanan kelimelerle konuşmayın. Anlamını tam bilmediğiniz kelimeleri kullanmaktan sakının. Kelimeleri doğru telaffuz edin. Mevzuşmanıza ağız özelliklerini yansıtmayın. Edebî dille, kültür diliyle mevzuşmaya çalışın. Yakın anlamlı kelimeler arasındaki anlam inceliğine dikkat edin. Kaba sözlerden ve argodan uzak durun.
11. Mevzuşmanız ilginç olsun. Konuşmanızın etkisini artırmak için anlattıklarınızın pratik hayata iyi mi geçirileceğine dair yollar gösterin, bazı sürprizler yapın, konuya farklı ve ilginç açılardan bakmayı bilin.
12. Cümleleriniz sağlam olsun. Uzun cümlelere egemen değilseniz kısa cümleleri seçin
13. Sesinizi iyi kullanın. Sesin insanın kişiliğini, ruh hâlini yansıtan önemli bir unsur olduğunu unutmayın. Hastalık, bitkinlik, korkaklık, dalgınlık, zayıflık, çekingenlik, kendini beğenmişlik… gibi nitelikleri sesinize/konuşmanıza yansıtmayın. Ihmal etmeyin! Sert, kaba, pürüzlü, çok ince, hım hım, genizden gelen ses, dinleyenler üzerinde olumlu etki bırakmaz.
14. Vurgulara ve tonlamaya dikkat edin. Sesinizin tonunu duygu ve düşüncelerin özelliğine bakılırsa iyi ayarlayın. Tek düze ses tonuyla konuşmayın.
15. Gövde dilinizi bilinçli olarak ve ustalıkla kullanın. Jest ve mimikleriniz abartılı olmasın. Bunlar mevzunun içeriğiyle uyumlu olsun. Doğallığa dikkat edin.
16. Sunuş mevzuşması yapmanız gerektiğinde (mevzuyu ne kadar iyi bilirseniz bilin) ne olursa olsun hazırlık yapın. Hiç olmazsa konuşma planınızla ilgili kısa notlar alın. İlginç detayları, bazı önemli kavramları, şekilleri, rakamları yazdığınız kâğıdı dinleyicilerinize göstermeniz inandırıcılığınızı arttırır.
17. Muhatabınızın gözlerine bakarak mevzuşun. Mevzuşurken dinleyicilerinizle göz irtibatını kesmeyin. Onların tepkilerini iyi analiz edin.
18. Dilimizin özelliklerini, dil bilgisi kurallarını, ifade kolaylıklarını ve inceliklerini iyi bilmeniz mevzuşurken sizi rahatlatır, kendinize güvenmenize destek sağlar.

admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Cümlenin Öğeleri

Pts Eki 7 , 2019
Kelimeler tek başlarına sözlüksel birer öğedir. Türkçede kelimeler, ekler yardımıyla cümle içerisinde kullanıma girer ve öge olarak değişik görevlerde bulunurlar. Tek başlarına sözlüksel olarak isim, fiil, ödat, zarf, zamir ve edattan biri iken cümle içinde; özne, yüklem, nesne, zarf tümleci yada yer tamlayıcısı olarak görev alırlar. Bir duygu, düşünce yada […]

You May Like