Nasıl Okuyan Toplum Haline Gelebiliriz?

Okuma-yazmazlık ferdin gelişimini engelleyen bir eğitim yoksulluğudur. Bu fakirlik yalnız ferdin gelişimini değil, ailenin, camianın ve ülkenin de gelişimini engellemektedir.

Yapılan bilimsel araştırmalar, bir ülkedeki okur-yazarlık oranı ile ekonomik gelişme, siyasal gelişme ve toplumsal değişme (kalkınma) içinde sıkı bir ilişki olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Dünyada düşük gelirli sayılan Hindistan ve Pakistan’da okumaz-yazmazların oranı % 50’nin üzerindedir. Yüksek gelirli olan İngiltere, Fransa ve ABD’de okumaz-yazmazların oranı % 5’ten azdır. Düşük orta gelirli olan Türkiye’de okumaz-yazmazlık oranı kadınlarda % 28, erkeklerde % 8’dir.
Otoriter siyasal sistemlerin hakim olduğu ülkelerde okumaz-yazmazların oranı % 50’nin üzerindedir. Demokrasinin var olduğu fakat sağlıklı işlemediği, sık sık kazaya uğradığı ülkelerde okumaz-yazmazlık oranı % 50’nin altındadır.

 

Okuma-yazma ve aritmetikle ilgili temel data ve becerilerin yeni öğrenme durumuna yeni okur-yazarlık denir. Yeni okur – yazarlar, çoğu zaman sıradan düzeydeki okuyup yazabilirler.

Yeni okur-yazarların daha güç metinleri okuyup yazmaları, edindikleri informasyon ve becerilerin gmeşhurk yaşamlarında kullanabilmeleri için okuma – yazma sonrası programlarla, ilginç kaliteli ve kafi eğitim materyalleri ile desteklenerek fonksiyonel okur – yazarlık düzeyine getirilmeleri gerekir. Bu gelişme sağlanamazsa, yeni okur yazarlar yavaş yavaş okuma – yazmayı unutarak okumaz yazmaz durumuna düşerler.

Okuma – yazma ve aritmetikle ilgili olarak edinilen informasyon ve becerileri bireysel, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda kullanabilme durumuna fonksiyonel okur – yazarlık denir.

 

Okuma – yazma ve aritmetikle ilgili temel data ve becerilerin edinilmesi, bu tarz şeylerin bireysel, toplumsal, ekonomik ve kültürel alanlarda kullanılabilmesi ve giderek ferdin kapasitesini sonuna kadar geliştirebilmesine multifonksiyonel okur-yazarlık denir. Bu düzeydeki okur-yazarlık yaşam boyu öğrenmeyi, kişisel ve toplumsal gelişmeyi sağlar. Bundan dolayı, toplumda okumaz-yazmazlardan başlanarak aşama kemde her insanın multifonksiyonel okur-yazar durumuna getirilmesi gerekir.

Çağımız data Çağıdır. Bu çağda yeni bilgiler elde etmek için araştırmalar hızlıca devam etmekte ve dünyadaki bilgiler beş yılda bir, ikiye katlanmaktadır. Ve bu yüzden bir kimsenin öğrenim esnasında kazandığı bilgiler 3-5 yıl içinde yetersiz olduğundan o kimse yeni bilgiler öğrenmek zorunda kalmaktadır.

Kitap ve günümüzde internet çok önemli bir informasyon kaynağıdır. Bu kaynaklardan informasyon edinerek kişinin kendini yenileme yolu da okumadır.

Türk insanoğlununın azca okuması ve kitabı günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline getirmemesi, ulusal kültürümüz ve ülkemizin kalkınması bakımından çok önemli bir sorundur.

admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir