Zihinsel Verimlilik Nedir?

Günümüzde hızla gelişen bilim ve teknoloji, toplum yaşamcığının her alanını etkilemekte ve köklü değişimleri mecburi kılmaktadır. Bu değişmeler karşısında kişi, topluma uyum sağlamak ve kendini geliştirmek için becerilerini devamlı yenilemek zorundadır. Bu süreç bireyin sadece bugün için değil, gelecek için de kendini geliştirmesini ve çeşitli becerileri öğrenmesini gerektirmektedir. Bu becerilerin başında zihinsel beceriler gelmektedir. Zihinsel beceriler, düşünme, anlama, sorgulama, mesele çözme benzer biçimde süreçleri etkilemekte, bilginin kullanımını ve üretimini kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle çoğu ülkede ilköğretimden itibaren zihinsel becerileri geliştirecek ve zihinsel verimliliği artıracak bir eğitim üzerinde durulmaktadır.

Data çağını yaşayan dünyamızda düşünen, anlayan, araştıran, sorgulayan, problem çözen bireylerin yetiştirilmesi, çoğu ülkede temel fakatç olmaktadır. Çünkü şartlandırılmış ve kalıplaşmış zihinler üreten eğitim sistemleri, çağdaş gelişmeler karşısında yetersiz kalmaktadır. Geleneksel anlayışla yetişen bireyler, bilim ve teknolojideki gelişmelere uyum sağlayamamakta, ülke kalkınmasına katkı getirememektedir. Bu durumu fark eden ülkeler, eğitim sistemlerini ve uygulamalarını sorgulamaya başlamıştır. Sorgulamanın hareket noktası, bilgiye ulaşan, bilgiyi kullanan ve üreten bireylerin iyi mi yetiştirileceği olmuştur. Bunun için zihinsel becerileri geliş-tirmenin mecburi olduğu gündeme gelmiştir. Bu görüşlerden hareketle çoğu gelişmiş ülkede geleneksel yaklaşım terk edilerek yapılandırıcı yaklaşıma geçilmiştir.

Yapılandırıcı yaklaşımda, bireyin davranışlarını değişiklik yapma yerine zihnini geliştirmeye ağırlık verilmektedir.Öğrenciyi ve öğrencinin zihnini merkeze alan bu yaklaşımda, bilgileri ezberleme yerine, araştırarak, inceleyerek, sorgulayarak öğrenme üzerinde durulmak-hazzır. Öğrencinin zihinsel becerilerini geliştirmesi, zihnini etkili ve verimli kullanımına örutubet verilmektedir. Zihinsel verimlilik için öğrenciye düşünme, anlama, ilişkilendirme, sorgulama, analizsentez, değerlendirme şeklinde çeşitli zihinsel beceriler öğretilmektedir. Aksi takdirde, ön bilgilerle bütünleştirilmeyen ve zihinsel yapıya oturtulmayan bilgiler, ezberlenmiş bilgiler olmakta ve kısa sürede unutulmaktadır.

Zihinsel Verimlilik Nedir?

Bilindiği benzer biçimde verimlilik, kaynakları en iyi biçimde değerlendirerek üretmek demektir. Verimlilik kavramı daha çok ekonomik anlamda kullanılmakta ve kalkın-manın önemli ölçütlerinden olmaktadır. Verimlilik çalışmalarıyla, üretilen ürün yada hizmetin kalitesini yükseltme, insanlara en iyi yaşam koşullarını sağlama ve giderek ülkenin kalkınması fakatçlanmaktadır. Bu süreçte eğitim büyük önem taşımaktadır. Çünkü tahsile ve akıllı insanlar yetiştirmeye ağırlık vermeyen bir ülke geleceğe kapılarını kapatmış demektir. Kalkınma için bir tek ekonomideki ve sanayideki gelişmeler yeterli değildir. Akıllı insanlarla teknoloji olmadan kalkınma gerçekleştirilemez. Teknoloji insansız olması imkansız ve insansız kullanılmaz. Nitelikli bir eğitim ve bilimsel alt yapı olmadan teknoloji yaratılmaz. Doğrusu kalkınma için zihinsel becerileri gelişmiş bireyler yetiştirmek bir zorunluluk olmaktadır.

öteki taraftan üretim sürecinde akıllı insan gücü, girdilerin en önemlisi olmakta ve verimliliği doğrudan etkilemektedir. Üretim süreci fiziksel kaynakların yanında kişinin göreviyle ilgili bütün zihinsel kaynaklarını da harekete geçirmesini gerektirmektedir. Doğrusu fert sahip olduğu tüm fizyolojik ve zihinsel kaynak- larını kullanarak işini yapmaktadır. Fizyolojik kaynaklar işin gerçekleştirilmesi için gerekli araç ve gereçlerdir. Zihinsel kaynaklar ise ferdin haiz olduğu data ve becerilerden oluşmaktadır. Fert, vazife sırasında hem bilgilerini bununla beraber düşünme, anlama, sorgulama, karar verme, mesele çözme benzer biçimde çeşitli zihinsel becerilerini kullanmaktadır.

Bireyin zihinsel kaynaklarını geliştirmesi ve etkili şekilde kullanılması verimliliği doğrudan etkilemektedir. Doğrusu verimliliğin temelinde zihinsel verimlilik yatmakta-dır. Kişinin zihinsel kaynaklarını geliştirmesi ve etkili halde kullanılmasına zihinsel verimlilik denilmektedir. Zihinsel verimlilik için zihinsel kaynakları geliştirmek mecburi olmaktadır. Zihinsel kaynaklar kişinin haiz olduğu çeşitli bilgi, zihinsel kabiliyet, işlem ve süreçlerden oluşmaktadır. Bunların geliştirilmesi ve etkili kullanılması ferdin öğrenmesi, kendini geliştirmesi ve başarılı olmasını sağlamaktadır. Zihinsel verimlilik giderek kişinin daha rahat bilgiye erişmesinı, kullanmasını, yeni bilgiler üretmesini, toplum hayatına etken olarak alınmasını, zihinsel olarak bağlarımsız olmasını, kapasitesini sonuna kadar geliştirmesini, yaşamına ve geleceğine yön vermesini getirmektedir.

Hangi Bilgiler Gereklidir?

Zihinsel verimlilik için zihinsel kaynakları oluşturan bilgiler üzerinde önemle durulmaktadır. Yapılandırıcı yaklaşıma gore bilgilerin çoğunluğu mutlak doğrular değil, toplumsal uzlaşma sonucu kabul edilmiş doğrulardan oluşmaktadır. Bilimin gelişmesiyle beraber yeni toplumsal uzlaşmalar oluşmakta ve önceden doğru önde gelen bazı bilgiler tamamen değişmektedir. Bundan dolayı eğitimde sık değişen bilgilere ağırlık verilmemelidir. Diğer taraftan yapılandırıcı yaklaşımda bireysel girişkenlik, yaratıcılık, etken ve bağımsız öğrenme, kişinin kapasitesini sonuna kadar geliştirme amaçlandığından, ezber ve ansiklopedik bilgilere karşı çıkılmaktadır. Çeşitli disiplinlerle ilgili olarak ezberlenen ansiklopedik bilgiler çabuk eskidiğinden bireye katkı sağlamamaktadır. Öte yandan ansiklopedik bilgiler kişinin zihinsel gelişimini ve verimini engellemektedir. Çünkü gereksiz ve yararsız detayları ezberlemeye çalışan birey, zihin becerilerini geliştirmeye fırsat bulamamaktadır. Bundan dolayı zihinsel verimlilik için ansiklopedik bilgilerden kaçınılmalıdır.

Yapılandırıcı yaklaşımda zihinsel verimlilik için üç tür bilgiye ağırlık verilmektedir. Bunlar açıklama, süreç ve şart bilgileridir. Izahat detayları, olgular, vakalar, kurallar, ilkeler, yasalar şeklinde bilgilerden oluşmaktadır. Süreç detayları, bir işin nasıl uygulanacağını ve süreçlerini içermektedir. Koşul detayları ise ‘Ne süre?’, ‘Niçin?’ sorularına cevap veren ve koşulları açıklayan bilgilerdir. Bu bilgilerle bir işigörevi yapmak ve icra etmek daha basit olmaktadır. Bu bilgiler öğretilirken ”data iyi mi öğrenilir? Iyi mi seçilir? Diğer bilgilerle nasıl bütünleştirilir? Öğrenilenler uygulamaya nasıl aktarılır? şeklinde ferdin kendisini geliştirme-sine yönelik sorulara ağırlık verilmelidir. Yani düşünme, anlama, sorgulama benzer biçimde zihinsel becerileri geliştiren bilgiler üzerinde durulmalıdır.

Geleceğin Becerileri

Son yıllarda yapılandırıcı yaklaşımla beraber becerileri geliştirmeyle ilgili çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bu mevzuda en kapsamlı araştırma OECD tarafınca yapılmıştır. Bu araştırmada “Günümüzün kompleks dünyasında yaşamak, topluma etken olarak katılmak için hangi beceriler gereklidir? Geleceğin insanı nasıl yetiştirilmelidir? Hangi beceriler öğretilmelidir? Bu becerileri geliştirecek eğitim nasıl düzenlenmelidir? Sorularına yanıt aranmıştır. Altı yıl devam eden bu çalışma-ya Almanya, Avusturya, Belçika, Danimarka, ABD, Finlandiya, Fransa, Norveç, Yeni Zelanda, İngiltere, İsveç, İsviçre vb. ülkeler katılmıştır. Bu ülkelerde yönetici, politikacı, sendikacı, sosyolog, felsefeci, antropolog, ekonomist, tarihçi, istatistikçi, eğitimci gibi çok sayıda uzmandan görüş alınmış, çok sayıda araştırma ve araştırma gerçekleştirilmiştir. Çalışma süresince iki bilimsel toplantı düzenlenerek belirlenen beceriler üzerinde görüşmeler yapılmıştır. Bu beceriler şunlardır:

1. Zihinsel Beceriler: OECD’ye üye ülkeler, bütün becerilerin merkezine zihinsel becerilerin yerleştirilmesini gerektiğini ve bunun zorunlu olduğunu belirtmiş- lerdir. Zihinsel becerilerin kalbi düşünme ve sorgulamadır. Düşünme ve sorgulama karmaşık zihinsel süreçleri etkilemekte ve geliştirmektedir. Zihinsel verimlilik içi bireylere sadece bu becerileri geliştirme tekniklerini öğretmek yeterli değildir. Düşünme ve sorgulama becerilerini sosyal ilişkilerde, duygu ve düşünceleri oluşturmada, bilgi ve deneyimleri yapılandırmada kullanmaları da sağlanmalıdır. Bireylerin görev ve sorumluklarında farklı bakış açıları oluştur-maları, seçmeleri, bağımsız karar verebilmeleri vb. için zihinsel becerilerini geliştirmeleri gereklidir.

2. Bireysel Beceriler: Bireysel becerilerin merkezini dil becerileri oluşturmaktadır. Bireylerin dil ve zihinsel becerilerini kullanarak hem kendilerini hem de sosyal becerilerini geliştirmesi üzerinde durulmaktadır. Bunun içi iletişim becerileri, bilgiye ulaşma ve kullanma becerileri ile bilgi teknolojilerini kullanma becerilerine ağırlık verilmiştir.

3. Sosyal Beceriler: Bireylerin dil ve zihinsel becerileriyle birlikte geliştirmesi zorunlu görülen sosyal beceriler olarak, başkalarıyla iyi ilişkiler kurma, işbirliği yapma, çatışmaları çözme ve yönetme beceriler belirlenmiştir.

4. Zihinsel Bağımsızlık Becerileri: Dil, zihinsel ve sosyal becerilerin yanında bireyin zihinsel bağımsızlık becerilerini de geliştirmesi gerekmektedir. Bunun için karar verme, amaçlarını seçme ve gerçekleştirme, ihtiyaçlarını, ilgilerini, haklarını ifade etme ve savunma becerileri, belirlenmiştir.

Görüldüğü gibi zihinsel beceriler bütün becerilerin merkezine alınmakta, zihinsel verimlilik için çeşitli alanlarda kullanılmasının öğretilmesi öngörülmektedir.

Çok Yönlü Düşünme ve Sarmal Mantık

Zihinsel verimlilik için düşünmeyi öğrenme, düşünme becerilerini geliştirme ve üst düzeyde düşünme becerileri de gerekli olmaktadır. Bu nedenle bireye düşünme becerilerinin öğretilmesi zorunlu olmaktadır. Düşünme öğretilirken bireylere ne düşünecekleri değil, nasıl düşünecekleri öğretilmelidir. Bu tür düşünme zihinsel süreçleri harekete geçirmekte ve üst düzey öğrenmeyi getirmektedir.

Ülkemizde uzun yıllar davranışçı eğitim yaklaşımı uygulanmıştır. Bu yaklaşım zihin geliştirmeyle fazla ilgilenmediği için düşünme becerilerini geliştirme üzerinde durulmamıştır. Bundan dolayı eğitimde uzun seneler tek yönlü düşünme söz mevzusu olmuştur. Tek yönlü düşünme malum, alışılmış, doğrusal ve kontrol edilebilen bir düşünme biçimidir. Bu düşünme biçimi, ayrıntılı ve üst düzey düşünmeyi sınırlandırmakta, düşünme süreçlerini ve becerilerini geliştirmeyi engellemektedir. öteki taraftan tek yönlü düşünme, hızla değişen, çok kültürlü, çok merkezli ve küreselleşen bir dünyada, geleceği görebilmek için kafi olmamaktadır. Bu nedenle yapılandırıcı yaklaşımla beraber düşünme süreçlerine ve zihinsel becerileri geliştirmeye ağırlık verilmeye başlanmıştır.

Zihinsel verimlilik için olayları ve durumları çok yönlü düşünmek, sarmal mantık geliştirmek gerekmektedir. Örneğin bir vakasın görünüşü, arka planı, amacı, süreci, tesirleri, sonucu, vb. Yönleri düşünülmelidir. Düşünme sürecinde çeşitlilik, evrensellik, bireysellik, yenilik, süreklilik, bağlarımsızlık, derinlik, vb. Ilkelere dikkat edilmelidir. Vakalar, durumlar, düşünceler karşılaştırılmalı, benzerlikleri, farklılıkları saptanmalı ve değerlendirilmelidir. Bu etkinliklerle öğrencilere çok yönlü ve üst düzey düşünme öğretilmelidir. Çok yönlü ve üst düzey düşünme için öğrenciler devamlı cesaretlendirilmeli, yönlendirilmeli ve desteklenmelidir. Böylece tek yönlü düşünmeden çok yönlü düşünmeye, düz mantık yerine sarmal mantık anlayışına geçilmelidir.

Dil ve Anlama Becerilerini Geliştirme

Yapılandırıcı eğitim yaklaşımı, insan beyninin daha etkili ve verimli kullanılması üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bunun için dil ve zihinsel becerilerin üst düzeyde geliştirilmesi gerekmektedir. Günümüzde zekânın doğuştan yüksek olması, dil ve zihinsel becerilerin yüksek olacağı anlamına gelmemektedir. Zekâ düzeyi yüksek bile olsa, dil ve zihinsel becerileri geliştirmek için gerekli çalışmaların yapılması öngörülmektedir. Araştırmalara göre, “Dil, öğrenmenin kalbi ve insan beyninin sınırsız bir becerisidir.” İnsanlar bu sınırsız becerilerini geliştirerek ve kullanarak öğrenmektedirler.

Dil ve zihinsel becerilerden bazıları daha önemli olmakta ve geliştirilmesi zorunlu görülmektedir. Bunların başında “anlama” becerileri gelmektedir. Okuma sürecinde alınan bilgiler zihinsel kavramlara çevrilmekte, anlamlandırılmakta ve beyinde yapılandırılmaktadır. Bu süreçte anlama becerileri büyük önem taşımakta ve zihin gelişimine doğrudan katkı sağlamaktadır. Anlama becerileri bütün disiplinlerin öğrenilmesinde anahtar durumunda bulunmakta ve bireyin gelişmesinde belirleyici olmaktadır. Anlama becerileri okul öncesi dönemd dinleme ve görsel okuma yoluyla, okuma yazma öğrendikten sonra ise okuma ve yazma yoluyla geliştirilmektedir. Bu nedenle zihinsel verimlilik için anlama becerilerini geliştirme üzerinde önemle durulmalıdır.

Bireylerin anlama becerilerini geliştirmek için çeşitli teknikleri öğretilmektedir. Anlama tekniklerinden dört özel teknik hem anlama becerilerini hem de zihinsel becerileri geliştirmeye önemli katkılar sağlamaktadır. Bunlar tahmin etme, sorgulama, özetleme ve anlamı açıklama teknikleridir. Zihinsel verimliliği etkileyen bu teknikler aşağıda kısaca açıklanmaktadır.

1. Tahmin Etme: Yapılandırıcı yaklaşıma göre anlama becerilerini geliştiren önemli tekniklerden biridir. Tahmin etme, okunan veya dinlenen metnin başlığın- dan, görsellerden, anahtar kelimelerden yararlanarak metnin içeriği hakkında hipotezler oluşturma işlemidir. Bu işlem olayları ve durumları çok yönlü düşünmeyi getirmektedir. Tahmin sırasında olaylar, durumlar, düşünceler karşılaştırılmakta, arasındaki ilişkiler görülmekte, benzerlikler, zıtlıklar saptan-makta ve birleştirilmektedir. Böylece öğrenciler tek yönlü düşünmeden çok yönlü düşünmeye, düz mantık yerine sarmal mantık anlayışına yönlendirilmekte-dir. Tahmin etme işlemi hayal ederek değil, metindeki ipuçları kullanarak yapılmalıdır. Bu işlemin hemen ardından tahminlerin doğruluğu kontrol edilmelidir.

2. Sorgulama: Anlama becerileri için önemli tekniklerden biri de sorgulamadır. Bu teknik bireyin zihin yapısında, zihinsel becerilerinde önemli değişmeler ve gelişmeler yaratmaktadır. Özellikle düşünme, anlama, ilişki kurma, tahmin etme, değerlendirme gibi zihinsel becerileri geliştirmektedir. Bu nedenle ilköğretim yıllarından itibaren sorgulamaya ağırlık verilmelidir. Sorgulama eleştiriden farklıdır. Eleştirme, bir düşüncenin, bir eserin, bir yargının doğruluk ya da yanlışlığı-nı ortaya çıkarmak ve gerçek değerini belirtmek için onu inceleme, tenkit etme anlamında kullanılmaktadır. Eleştirmede genellikle olumsuz içerik söz konusu-dur. Oysa sorgulama, özel bir düşünce alanında kusursuz düşünceyi ortaya çıkarmaya yönelik, disiplinli ve öz denetimli düşünme biçimidir. Sorgulama, bir dizi soruyla olguların neden-sonuç ilişkilerini araştırma, analiz etme, düşünce üretme, düşünceleri düzenleme, görüşleri savunma, karşılaştırmalar yapma, çıkarımlarda bulunma, tartışmaları değerlendirme ve problem çözme becerisidir. Sorgulama, bireyin anlama modelini, zihin yapısını ve zihinsel verimliliğini doğrudan etkilemektedir.

3. Özetleme: Anlama becerilerini geliştirmede kullanılan önemli tekniklerden biri de özetlemedir. Özetleme, bir metni ya da konuşmayı, özünü, amacını ve yapısını bozmadan, ana hatlarıyla kısaltmak şeklinde tanımlanmaktadır. Özetlemede okuyucunun konuyu iyi anlaması, ana düşünceleri seçmesi ve kendi kelimeleriyle özetlemesi önemli olmaktadır. Özetlemede metindeki önemli anlam ve bilgiler alınmakta, ayrıntılar atılmaktadır. Özetlerken okuyucu metnin önemli noktalarına bir kez daha dikkat etmekte, metnin ana ve yardımcı düşünceleri yeniden belirlemektedir. Böylece okuyucunun metni anlaması ve zihninde yapılandırması için ikinci bir şans verilmektedir. Ayrıca özetleme okuyucunun dil ve zihinsel becerilerini geliştirici olmaktadır. Özetleme sözlü ya da yazılı olarak yapılabilir.

4. Açıklama: Anlama becerilerini geliştirmek için gerekli teknikleri ve işlemleri açıklamayı içermektedir. Açıklamak için çeşitli sorular sorulmakta, bu sorularla okuyucunun anlama süreçlerini bilinçli yürütmesi ve bu becerilerini geliştirmesi amaçlanmaktadır. Bu sorular dört “N” sorusu yani ”Ne, Niçin, Ne Zaman ve Nasıl?” sorularıdır. Örneğin bilgileri açıklamak için “Ne?” sorusu, süreçle ilgili bilgileri açıklamak için “Niçin?” ve “Ne zaman?” soruları, koşullarla ilgili bilgiler için “Nasıl?” sorularının kullanılması bireylere öğretilmelidir. Anlama becerilerini geliştirmek için bu sorular üzerinde ısrarla durulmalıdır. Zihinsel verimlilik için sadece bu beceriler yeterli değildir. Daha farklı beceriler de bulunmaktadır. Burada önemli görülen beceriler ele alınmış ve nasıl geliştirileceği üzerinde durulmuştur.

Sonuç

Sonuç olarak ülkemizin hızlı bir şekilde kalkınması için zihinsel becerilerini tam geliştirmiş bireyler yetiştirmeye önem verilmelidir. Şartlanmış ve kalıplaşmış beyinler çağdaş gelişmeler karşısında yetersiz kalır ve ülke kalkınmasına katkı sağlayamaz. Bu nedenle kalkınma için zihinsel becerileri gelişmiş, olayları ve durumları çok yönden düşünen, anlayan, sorgu yapan, zihnini etkili ve verimli bir biçimde kullanan bireyler yetiştirmek zorunlu hale gelmektedir. Dileğimiz, ülkemizin geleceğine yön verecek öğrencilerimizin düşünen, anlayan, sorgulayan, mesele çözen ve zihnini verimli kullanan bireyler olarak yetiştirilmesidir.

admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Başarılı Öğrencinin 20 Özelliği

Per Eki 10 , 2019
Öğrencilik deyip de geçmeyin, öğrencinin de uzmanlığı ve uzmanları vardır. Belki onlarca binlerce makaleden yazıdan ve tecrübe ile sabit yaşanmışlıklardan süzülen özet bilgiler ışığında bilgi vereceğiz. Her bireyin hayatı boyunca unutmadığı öğrencilikle ilgili bu sayacağımız maddeleri kendiniz açısından da tek tek değerlendirmenizi istiyoruz.Bu arada öğrenci velisi olarak da incelenmesi konusunda […]